*

Hasan Ali Toptaş

,
Yalnızlıklar
İletişim Yayınları,
İstanbul 2010
s. 85-86

306

Yalnızlık kendini her gün yıkıp her gün kuran
çok eski bir handır.
Taşlarında yüzyılların parmak izleri vardır;
burçlarında göğü;
ve odaları birer andır.
Kilidi zamandır bu hanın,
pencereleri dışarıdan çok içeriye bakar,
kapıları dışarıdan çok,
içeriden azdır;
hanlar ki yorgun yolcuların çaldığı
yitik bir sazdır.

Bir hancı çıkagelir sonra, elinde şamdan, bakar.
Karanlık uzatıp karanlığını
şamdanı yakar
ve hancı oturmuştur
inişini unutmuş bir merdivenin gıcırtısına,
belki de testi gölgesinde bir serinliktir nicedir
ve gözlerini gözlerimize dikmiştir.
Hancıdır oysa,
hancılar ki, yıllar önce çekip gitmiştir.

Tüm Hasan Ali Toptaş alıntıları