*

469

Hasta Gül, William Blake

"Masumluk Kehanetleri"nden Hor kullanılan bir At yol üstünde Yakarır İnsan kanı için Cennet'e. Çev. Dost Körpe

Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1996, s. 28 devamı

468

Hasta Gül, William Blake

"Kesek ve Çakıl Taşı"ndan ... Ve bir Cennet kurar Cehennem'in içindeki çaresizlikte. ... Ve bir Cehennem kurar Cennet'in içindeki kinde....

Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1996, s. 18 devamı

467

Hasta Gül, William Blake

KAYIP KÜÇÜK OĞLAN "Baba! Baba! nereye gidiyorsun? Ah yürüme bu kadar hızlı. Konuş baba, konuş küçük oğlunla, Kaybolacağım yoksa." Gece karanlıktı,...

Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1996, s. 14 devamı

466

Hasta Gül, William Blake

"Dadının Şarkısı"ndan Gelin o halde çocuklarım eve, güneş battı Ve başgösteriyor gecenin çiğleri Baharınız ve gününüz oyunlarla harcandı Ve...

Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1996, s. 17 devamı

464

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Şaşırmış ve kendini kaybetmişti. Yalnızca kırları dolduran ve sağır edici bir müzik gibi damarlarından yayıldığını sandığı yürek çarpıntısıyla tanıyabiliyordu...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 351 devamı

463

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Hiçbir şey arama zahmetine değmezdi, her şey boş, yalandı. Her gülümsemenin altında sıkıntıdan kaynaklanan bir esneme vardı, her sevinç bir lanet, her...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 319 devamı

462

Madam Bovary, Gustave Flaubert

"Bazen, bir kitapta, bir zamanlar düşünmüş olduğunuz belirsiz bir şeye, uzaklardan gelen, en ince duygunuzun ortaya çıkması gibi bir şeye, derinlerde...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 97 devamı

461

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Zaten nesneler kendisine ne kadar yaklaşırsa, düşüncesi de o kadar uzaklaşırdı onlardan. Çev. İsmail Yerguz

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 70 devamı

460

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Denizi yalnızca fırtınaları dolayısıyla, yeşillikleri de ancak yıkıntılar arasına serpilmiş olduğunda severdi. Nesnelerden bir tür kişisel yarar sağlamak...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 46 devamı

458

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık

Küçük bir kütüphane, bir çiçek vazosu, bir levha, bir dolap gibi şeyin içindeki likör takımları, üstleri çiçekli, meşin sandalyeler... Bu refah havası!.....

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2014, s. 157 devamı