*

Paolo Emilio Taviani Cristoforo Colombo’nun Maceraları

Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, s. 221-222

Colombo nun tahmini doğruydu. Körfez, Paria yarımadasının güneyinde yüz kilometreden fazla içeri sokuluyordu. Venezuela nın kuzey sahilinden ayrılmaya ve kuzeye yönelmeye karar verdiği zaman -15 Ağustos- Venezuela kıyısının iki yüz kilometresini arkasında bırakmıştı ve batıda yüz kilometre daha uzanıyordu. Artık kuşkuya yer yoktu. Paria, terra firma, anakaraydı. Körfezinin tatlı suyu gerçekten de, denizcilerin dediği gibi, güneybatıdan gelen bir ırmaktan kaynaklanıyordu. Peki ama, Asya nın güneyden gelen hangi akarsuyu, ekvator yakınlarında denize dökülebilirdi? Hiçbiri. Öyleyse, bu toprak Asya olamazdı.

Öyleyse bu, dördüncü kıta mıydı?

Colombo bu lafı söylemeye cesaret edemiyordu. Ortaçağ kozmoğrafyasına, dönemin coğrafya bilgisine karşı çıkmaya cesaret edemiyordu. Bununla birlikte artık emindi. Büyük dahilere özgü ani bir dönüşle, inkârdan kuşkuya, kuşkudan da kesinliğe ulaştı.

14’ü akşamı ve 15’i sabahı, sakin bir denizde, hızla sürülen geminin kamarasında, kâşif, hükümdarlarına hitap eder gibi, büyük yeniliğin haberini yazıyor ya da yazdırıyordu: “Bunun, bugüne kadar kimsenin bilmediği çok geniş bir kara olduğunu sanıyorum. Beni bu düşünceye büyük ölçüde yönelten sebep, böylesine büyük bir ırmağın ve suyu tatlı bir denizin varlığı”. Colombo, sonraki geceler ve günlerde bu büyük haber üzerinde düşünecekti.

Çev. Tülin Altınova

Tüm Paolo Emilio Taviani alıntıları