*

Paolo Emilio Taviani Cristoforo Colombo’nun Maceraları

Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, s. 63-64

Okyanus hâlâ bilinmeyenlerle, boş inançlarla kuşatılmış durumdaydı. Sokaktaki insanlar, gemilerin batıp insanların sulara gömüleceği korkunç dipsiz derinliklerin garip biçimlerini anlatıyordu. Daha ciddi olan bilginler ile denizciler, gemilerin kat edemeyeceği uçsuz bucaksız derinliklerden söz ediyordu.

Demek ki, uzaklar onlara göre erişilmezdi, çünkü insan olanaklarının ötesindeydi.

Dante nin yorumundaki gibi, ortaçağ düşüncesi de canlıların aşamayacağı bir denizden yükselen Araf Dağı`nın çok uzaklarda olduğunu söylerdi.

Colombo nun tasarısının olağan dışı yeniliği de buradan geliyor. Tasarı, onun cesur bir kanat darbesiyle iki büyük korkuyu aştığı anda doğuyor. İki korku: Biri ortaçağın mirası, öbürü ise, Portekizlilerin görkemli olduğu kadar da verimli olan keşif yolculuklarına çıktıklarında hâlâ ısrarla Afrika kıyılarını izlemeleri, açık denizden kaçınmaları.

Çev. Tülin Altınova

Tüm Paolo Emilio Taviani alıntıları