*

Saffet Murat Tura Şeyh ve Arzu

Metis Yayınları, İstanbul 2002 s. 7

Deneyle ilgili yönergeyi okuyup sana hangi adımda ne yapmamız gerektiğini anlatıyordum. Bence yazar çok hoş bir noktadan hareket etmişti; öncelikle nasıl şaşırtıcı bir şeyle karşılaştığımızı iyice hissetmemizi sağlamaya çalışıyordu. Yönergeye bakarak şöyle dedim: “Bak, önce mıknatısla ilgili bildiğin her şeyi unut.” “Ama unutamıyorum.” “Unutmaya çalış lütfen.” “Unutamıyorum ki, hepsi aklımda.” Ben hâlâ yönergeyi takip ediyordum: “Mesela şöyle hayal et: mıknatısın olmadığı bir galaksiden geliyorsun. Ve birden bazı maddeleri uzaktan çeken bir maddeyle karşılaşıyorsun; bak ataşlarla mıknatıs arasında hiçbir bağ filan yok. Ataşları uzaktan nasıl çekebiliyor! Ne kadar ilginç değil mi? Bu seni şaşırtmıyor mu?” “Şaşırtmıyor, şaşıramıyorum.” Artık biraz kızmaya başlıyordum: Peki neden şaşırtmıyor?” “Çünkü dünyada var işte baba. Var işte.” Cevabın çok hoşuma gitmişti, bir an sana şöyle demek istedim: “Bu dünyada esas şaşırtıcı olan ‘var’ olanın varlığıdır kızım. Varlıktır şaşırtıcı olan.”

Tüm Saffet Murat Tura alıntıları