*
396

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı

[…] babam da yanık sesiyle, “Sakın ha, denizci olayım deme!” derdi. Ne var ki kasabanın bütün sokakları, her ne kadar sağa sola sapsalar da eninde sonunda denize çıkıyorlardı.

Bilgi Yayınevi, Ankara 2011 s. 7
395

Aganta Burina Burinata, Halikarnas Balıkçısı

İnsan her yerde ölür -ne bileyim, dağda, taşta, harp meydanında- ne var ki denizden başka her yerde bir izi, bir kemiği, dikili bir mezar taşı kalır. Denizde boğulan denizcinin ise, tıpkı bir hulya, bir rüya gibi tam bir kayboluşu, bir silinişi vardır.

Bilgi Yayınevi, Ankara 2011, s. 7
393

Değişim, Liv Ullmann

Tanrının armağanları yalnızca mutluluk değildir. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 122
392

Değişim, Liv Ullmann

Bütün geceyi Bibi’ nin evinde geçirdik. Her birinin anlatacak birer aşk öyküsü olan dört beş kadın. Her birinin dünya üzerinde artık dönemeyecekleri birer yeri vardı. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 118
391

Değişim, Liv Ullmann

Kollarımı açarak her şeyi kucaklamak istiyordum, ancak bütün bunların benim olamayacağından o denli korkuyordum ki, hiçbir zaman benim olmadılar. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 117
390

Değişim, Liv Ullmann

Hiçbir şey sona ermez. İnsan, en güzel, en gerçek özünden çıkan kökler saldığı her yerde her zaman bir yuva bulacaktır. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 92
389

Değişim, Liv Ullmann

Bir kez sokağın karşısındaki kafede çay içiyordum. Masama benden biraz daha büyük bir kız geldi. Bir saat konuştuk. Yani, o konuştu ve çekingen, iyi bir dinleyici olduğumun farkına varır görünmedi. Haftalarca, birlikte yapabileceğimiz her şeyi düşleyerek gidip aynı masaya oturdum. Ancak o, kesinlikle bir daha gelmedi. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988, s. 67
388

Değişim, Liv Ullmann

Yatağımda küçük bir kız. Yanına yattığımda uyanır gibi oluyor. “Anne, ağzım öpücüklerle dolu”. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 44
387

Değişim, Liv Ullmann

Büyüdüm. Gene de zaman zaman, benden başka herkesin bir birlikteliğin parçası olduğu inancı içinde kendimi hâlâ grubun dışında hissediyorum. Çev. Nur Nirven

Afa Yayınları, İstanbul 1988 s. 34
385

Bir Yusuf Masalı, İsmet Özel

“Münacat”dan Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi taşınacak suyu göster, kırılacak odunu kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde?

Şule Yayınları, İstanbul 2002 s. 15