*
177

Alexis ya da Beyhude Mücadelenin Kitabı, Marguerite Yourcenar

O kadar çok yalan söyledik ve yalan yüzünden o kadar çok acı çektik ki, samimiyetin iyileştirici bir yanı olup olmadığını denemenin hakikaten zararı olmayacak.

Metis Yayınları, İstanbul 1999 s. 14
176

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Yaktığımdan daha büyük ateşlerde yandım… Yorgun bir hayvanım, alevden bir kırbaç böğrüme iniyor. Şairlerin metaforlarının asıl anlamını buldum. Her gece kendi kanımın yangınında uyanıyorum.

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 54
175

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Artık kendini feda etmemek, hâlâ kendini feda etmektir. Fedakarlığını feda etmektir.

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 37
174

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Yalnızlık… Onların inandığı gibi inanmıyorum, onların yaşadığı gibi yaşamıyorum, onların sevdiği gibi sevmiyorum… Onların öldüğü gibi öleceğim.

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 18
172

Rahatı Kaçan Ağaç, Melih Cevdet Anday

Yeni Yol Vakti gelmiş Dilimin çözülmesi vakti Gece yarısından bir saat sonra Uykum kaçıp gitmiş Bir ben uyanıvermişim bu saatte Sözüm var söyleyecek besbelli Uyuyun, uyuyun daha iyi anlamak için Mutlu edeceğim hepinizi Size her şeyin kolay ve sade olduğunu öğreteceğim İmkânsız saadeti icat edeblere inanmayın Harbin gereğinden bahsedenlere inanmayın Size hayatın kolay ve sade […]

Adam Yayınları, İstanbul 2000 s. 54
171

Rahatı Kaçan Ağaç, Melih Cevdet Anday

Rahatı Kaçan Ağaç Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrının işine bakın. Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi, rüzgârı, karı Ay ışığına bayılıyor Ama kötülemiyor karanlığı. Ona bir kitap vereceğim Rahatını kaçırmak için Bir öğrenegörsün aşkı Ağacı o vakit seyredin.

Adam Yayınları, İstanbul 2000 s. 33
169

Kassandra Damgası, Cengiz Aytmatov

Kötülüğün, bunu yapan kişilerle birlikte hiçbir iz ve etki bırakmadan yok olmadığı ve zamanı gelinceye kadar genetiğin depolarında biriktiği anlaşılmış bulunmaktadır. Demek ki er ya da geç birileri bunu hayatıyla ödüyor.

Elips Kitap, İstanbul 2009 s. 91
168

Kassandra Damgası, Cengiz Aytmatov

Ara sıra ringdeki boksörleri televizyondan seyreden Bork, yenilenin acısını paylaşmanın yanı sıra, bir darbeyle nakavt olan, yere düşen ve başka bir gezegenden gelmiş gibi etrafına bakınan boksörün neler düşündüğünü hep merak ederdi.Şimdi ise biliyordu. Etraftaki gerçek dünyanın olduğu gibi kaldığını, insanın iç dünyasının çöktüğünü biliyordu: Sokaktaki yağmur selleri gibi akışını şaşıran kan beyninde uğulduyor, bu […]

Elips Kitap, İstanbul 2009 s. 117-118
166

Aşağı Üsküdar, Ali Asker Barut

Ayrılık Akşamları, akşamları alıyor beni bir düşünce; Karım masanın öbür ucunda ben bu ucunda Ayrılık değil de bu ne.

YKY, İstanbul 1996 s. 39
165

Aşağı Üsküdar, Ali Asker Barut

Yürek Yüzerken nasıl da kalabalık Akvaryumda o tek balık Oğlum Hakkı Rakı Haşim`lik bir akşam iniyor Hazır Penceredeki karanfile Üsküdar`ın dul teyzeleri Boş fincanla fal bakıyorlar birbirlerine Ben bu kadar niye yalnız hissediyorum Kendimi Bak bu kafeste zıp zıp zıplayan Lastik top değil yürek Yürek diyorum Hakkı Sövdürme şimdi geçmişine Burda Günde kaç insana bakıyorsun […]

YKY, İstanbul 1996 s. 228