“Korkuyu Beklerken”den Yüzüm, günden güne hiç değişmediği halde (bunu, her sabah aynada yaptığım gözlemlerden biliyordum), resimler arasında vahim farklar vardı. Bu değişikliği, yüzümde izleyemediğim için üzüldüm; hiçbir şeyin gelişimini (ya da çöküşünü) izlemek mümkün olmuyordu.
“Demiryolu Hikâyecileri : Bir Rüya”dan Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?
Hava kararıyordu. Köşeden bir genç kızla bir genç adam göründü kolkola. Delikanlı bir şeyler anlatıyordu, genç kız da başını sallıyordu. «Bana kalırsa filim biraz karışıktı,» dedi genç adam. «Bazı yerini anlamadım.» «Canım,» dedi kız, «Sonunda çocuk ölüyor işte.» «Aptal,» dedi delikanlı “O kadarını biz de anladık.»
«Ülkemiz. Ülkemiz, bazı yanlarından denizlerle, bazı yanlarından da başka ülkelerle çevrili; genellikle dört köşe, özellikle çok köşe bir kara parçasıdır. Denizlerin olmadığı yerlerde ülkemiz, noktalı çizgilerle sınırlanmıştır.» «Hani, haritalardaki gibi, değil mi?» «Sözümü kesme. Evet, haritalardaki gibi. Ülkemiz, bir haritaya benzer.» «Kesikli, yani noktalı çizgiler neye benzer, Hikmet amca?» «Sözümü kesme dedim. Noktalı çizgiler bir […]
«Hep böyle yaşamayı düşünmüyorsun herhalde.» Hikmet, kahveye uzandı. (Acele etme.) Kahveyi almadan geri çekildi: «Düşünüyorum. Yani, nasıl yaşamak gerektiğini düşünüyorum, demek istedim. Şimdi oldukça vaktim var düşünmek için. Bir de geçmişim olmasaydı, çok rahat edecektim. Bazıları da, sadece geçmişimi düşünmek için gecekonduya çekildiğimi söylüyorlar.» «Kimler?» Hikmet güldü: «İçimdeki bazıları. […]
Ağaç hayat hikâyesini yazabilseydi, onun öyküsü, herhangi bir kavmin tarihinden farklı olmazdı.
Tanımlayamadığın rahmetleri özlediğinde, Ve nedenini bilmediğin hüzünlere kapıldığında. İşte o zaman gerçekten, tam bir verimlilikle serpilecek ve daha büyük benliğine doğru alabildiğine yükseleceksin.
Evim bana dedi ki: “Beni bırakıp gitme, çünkü senin geçmişin bende yaşıyor”. Ve yol, “Hadi düş peşime, ben senin geleceğinim” dedi. Bense evime ve yola diyorum ki: “Benim ne geçmişim var, ne de geleceğim. Eğer burada kalırsam, bir gidiş vardır kalışımda; yok, oraya gidersem eğer, gidişimde bir kalış olacak. Çünkü her şeyi değiştirebilen sevgi ve […]
Bazen günler geçer, Ludmilla görünmezdi. O zaman büyük bir kızgınlık, gizliden gizliye kemirirdi Lekh in içini. Gözlerini kuşlara diker, saatler boyunca kendi kendine homurdanırdı. Uzun uzun ve günlerce düşündükten sonra en güzel kuşlardan birini seçerdi. Kuşu bileğine bağladıktan sonra, bir sürü garip şeyi birbirine karıştırıp kokulu bir boya elde eder, değişik renklerde, kutu kutu hazırlardı […]
Yaşamın özüne ulaştığında, her şeyde güzellik bulursun. Hatta güzelliği görmezden gelen gözlerde bile.