*

75

"Ada"dan, Bilge Karasu

Anlamaktan sonra gelen bir hal vardı: Kavramak. Anladığının bütün ağırlığını beyninde duymak, ellerinde, kollarında, damarlarında duymak.

Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Metis Yayınları, İstanbul 2010 s. 37 devamı

74

"Ada"dan, Bilge Karasu

İnsanın içine hiçbir elin uzanmağa hakkı yok, olmamalı.

Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Metis Yayınları, İstanbul 2010 s. 17 devamı

50

"Avından El Alan"dan, Bilge Karasu

Deniz, çoğu zaman, balıkçıyı kollar, kayırırdı. Balıkçı ise işinin rast gittiği bu zamanları denizden değil, kendi baktının açıklığından bilir, usta denizci...

Göçmüş Kediler Bahçesi, Metis Yayınları, İstanbul 2008 s. 16 devamı

22

"Ada"dan, Bilge Karasu

Sanki başkalarının varlığı, uzaktan da olsa kendini sezdirmedikçe Andronikos, bir türlü rahat edemiyor. Kendilerinden uzaklaşmak için de olsa başkalarının...

Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı, Metis Yayınları, İstanbul 2010 s. 45 devamı