*

İsmet Özel Henry Sen Neden Buradasın -1

Şûle Yayınları İstanbul, 2007, s. 9-10

Altmış yıllık hayatımın göze acı veren bir uyanma süreci olduğunu söylersem, onu yerli yerince Tavsif etmiş olmam. Artık beynimi her gün biraz daha elektriklenmiş hâle sokan, yüreğimi burkan bir ayıkma sürecidir yaşadığım. Ne kadar ayıktıysam o kadar keyfim kaçtı. Keyfimi güvendiğim dağlara kar yağması mı kaçırdı? Bilakis! Yanımda yöremde bulunanlara o çok güvendikleri dağları işaret ederek “Bu dağlar çok kar kaldırır” demiş olmamı kimsenin ilgiye değer bulmayışı sebebiyle keyifsizim. Nasıl bir toplumda veya dünyada yaşadığım, uğradığım toplum katmanları, hayat çizgimin hangi eksenler arasında, nerelerde seyrettiği hakkında bilgim her gün biraz daha çoğaldı; ama bu bilgimi kendisine nakletmemden memnuniyet duyacak kişiyle bütün gayretime rağmen tanışamadım. Dünyanın hangi ahvalde olduğuna dair itminana kavuştukça dünyalılardan yalıtıldım. On dört yaşımdayken gazetede Yahya Kemal in ölüm haberini gördüğüm gün çok şaşırmış ve içimden “Bu adam çoktan ölmemiş miydi?” sorusunu geçirmiştim. Türkiye de (belki modern dünyanın her yerinde) toplum hayatının cereyanındaki hızlı değişme ve buna bire bir uyarlanan algılama kalıpları bireyin mezara indirilmesini beklemeden onu müzelik hâle getiriveriyor. Benim yalıtık ömrüm, anlamına vâkıf olduğum ve beni anlamlı kılan dünyanın güncel dünya olmadığı bilincine varmakla geçti. Güncelliğe de, güncelliği dert edinene de yuh olsun!

“Mazeret Beyanı Yerine Geçsin Diye Önsöz” adlı ilk bölümde, “hayat” kelimesine verilmiş dipnottur.

Tüm İsmet Özel alıntıları