*

Haldun Taner Onikiye Bir Var

Bilgi Yayınevi, Ankara 2009 s. 19

“Onikiye Bir Var”dan

Nasıl başladı, ne vakit başladı, ne vakit başladı, bilemiyorum. Ama ilk belirti­ler, dokuz yaşımda iken patlak verdi.

Misafirlerle bahçede oturuyorduk. Yaşlı bir zat saati sordu. Aksi gibi, kimsede saat yoktu. Eniştem içeri, saate bakmaya koş­tu. Ben o aralık;

“Üçü yirmi üç geçiyor” deyivermişim.

Bu tutturuşa, önce kimse şaşmadı. Boğazda, geçen vapurlara bakıp zamanı bazen dakikası dakikasına kestirmek mümkündür. Görünürde vapur filan olmadığı anlaşılınca gözler faltaşı gibi açıldı:

“Peki ama nasıl bildin?”

“Bilmem” dedim. “Dilimin ucuna geliverdi işte.”

Rahmetli halam;

“Tesadüf a canım” dedi. “Attı tuttu işte. Olmaz mı böyle şeyler?”

Öbürküler de;

“Evet” dediler. “Tesadüf. Ama bu kadar olur yani.”

İnsanlar, mantıklarının normal akışına uymayan olayları bu üç hece ile ne güzel ortadan kaldırıverirler. Kâhinliğimin sırf bir tesa­düfe dayandığı oybirliği ile kabul edildi. Hatta ben bile buna inan­dım. İnanacaktım.

Tüm Haldun Taner alıntıları