*
203

Tutunamayanlar, Oğuz Atay

Olay, XX. yüzyılın ikinci yarısında, bir gece, Turgut’un evinde başlamıştı. O zamanlar daha Olric yoktu, daha o zamanlar Turgut’un kafası bu kadar karışık değildi. Bir gece yarısı evinde oturmuş düşünüyordu. Selim, arkasında bir de herkesin bu durumlarda yaptığı gibi, mektuba benzer bir şey bırakarak, bu dünyadan birkaç gün önce kendi isteğiyle ayrılıp gitmişti. Turgut, bu […]

İletişim Yayınları, İstanbul 2004 s. 25
202

Yerçekimli Karanfil, Edip Cansever

“Umutsuzlar Parkı”ndan Açınca camları – diyelim camları açtık ya sonra?- Sonrası şu: ben bir camı, bir perdeyi açmış adam değilim Bilirim ama çok bilirim kapadığımı Öyle iş olsun diye mi, hayır Bilirim içerde kendimi bulacağımı

Adam Yayınları, İstanbul 2003, s. 52-53
200

Yerçekimli Karanfil, Edip Cansever

Medüza Naci`ye Derin, sessiz, iyi böylece Güz, ölülerini bırakan kuşlar Yer kalmadı acıya ülkemizde Derin, sessiz, iyi böylece Gün ortası alacakaranlık bakışlar. Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz Biz o renksiz, o yalnız, o sürgün medüzalar Aşar söylediklerimizi çeker gideriz Ülkemiz, toprağımız, her şeyimiz Kıyısında camların, bozbulanık rakılar. Çizeriz yeryüzünü kaygısız ayaklarla Yüzümüzdür bir yağmur ağırlığınca […]

Adam Yayınları, İstanbul 2003 s. 102
199

Yerçekimli Karanfil, Edip Cansever

Bir Ay Aldım Diyarbakırdan Tokatta Biri Öldü O Zaman Tokatlı diyorlar ya da bir atın başlangıcı Eğilmiş, sakin, içkiler alıyor kalabalıktan Şimdi o mor gözleri mor bir kadınla ilgili Birazı namuslu iyi, birazı açıkça perişan Ya da bir kadın bir kadını öper gibi Hiçbir şey anlamıyor yaşamaktan Hiçbir şey anlamıyor, diyelim anlamıyor Ama bir yalnızlığı […]

Adam Yayınları, İstanbul 2003 s. 83
196

Erbain, İsmet Özel

“Mataramda Tuzlu Su”dan Uzak nedir? Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için gidilecek yer ne kadar uzak olabilir? Başım açık, saçlarımı ikiye ortadan ayırdım kimin ülkesinden geçsem şakaklarımda dövmeler beni ele verecek cesur ve onurlu diyecekler halbuki suskun ve kederliyim

Şule Yayınları, İstanbul 2007, s. 223
195

Erbain, İsmet Özel

“Sevgilim Hayat”tan anamın giydiği pazen sofrada böldüğümüz somun yani ıscacık benekleri çocukluğumun cılk yaralar hâlinde yayılırlar toprağa etlerimiz kokar gökyüzünü korkutur çünkü biz savaşmasak Uzak Asya`dan çekik gözlerimiz Küba`dan kıvırcık sakallarımızla savaşmasak güm güm vurur mu kömürün kalbi Kozlu da Ke San`da Kandehar`da ümüğüne basılır mı vahşetin ve sen boynunu öperken beni sarhoş bir okyanusla […]

Şule Yayınları, İstanbul 2007, s. 109-110
194

Erbain, İsmet Özel

“Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü”nden Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor böylesine hazırlıklı değilim daha. Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum: Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar çocuklarda.

Şule Yayınları, İstanbul 2007, s. 173
193

Erbain, İsmet Özel

“Bir Devrimcinin Armonikası”ndan Ben ki gövdemi ne yapmalıyım tahta bir bavul gibi duruyorum insanın kıyısında

Şule Yayınları, İstanbul 2007, s. 79
192

Erbain, İsmet Özel

“Geceleyin Bir Koşu”dan her akşam adını yıkardı mahalle çeşmesinde ayaklarını yıkardı, tertemiz tanrılar çıkarırdı ortaya

Şule Yayınları, İstanbul 2007, s. 45
191

Kirpi, Sulhi Dölek

Anladığımız insana düşmanlık besleyemeyiz. Oscar Wilde Düşmanlarımızı asla anlayamayız. Kirpi Reşat

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2001 s. 5