En bayağı olayın bir serüven haline girmesi için onu anlatmaya koyulmanız gerekir ve yeter. İnsanları aldatan da bu zaten. Kişioğlu hikâyecilelikten kurtulamaz, kendi hikâyeleri ve başkalarının hikâyeleri arasında yaşar. Başına gelen her şeyi hikayeler içinden görür. Hayatını, sanki anlatıyormuş gibi yaşamaya çalışır.
Dostoievsky’yi ise yeni yeni tadıyordum. Muazzam bir şeydi bu. Her an dünyam değişiyordu. İnsan ıztırabıyla temasın sıcaklığı her sahifede sanki kabuğumu çatlatacak şekilde beni genişletiyordu. Düşüncem adetâ birkaç gece içinde boy atan o mucizeli nebatlara benziyordu. Ciltten cilde atladıkça ufkum başkalaşıyor, insanlığa ve hakikatlerine kavuştuğumu sanıyordum.
Padişah’ı avucunun içine alacağını söylerken avucunun içine bakışını seviyordum.
Yoksa, yıkım, insanların ve inançların farkına varmadan değişmesi anlamına mı geliyordu. Bütün İstanbullular`ın bir sabah sıcak yataklarından başka birer insan olarak kalktıklarını düşlerdik; elbiselerini nasıl giyeceklerini bilemiyorlar, minarelerin neye yaradığını hatırlamıyorlardı.
“Olmayan”dan nereye bakıyorsun, orası yok ki.
Cemal süreya için Bir şairin gözleri kapanınca dünyada görülecek şeyler azalır. 11 ocak 1990
“Parasız Yatılı”dan Anne, saygılı sordu: “Geciktik mi acaba? Çocukların çoğu gelmiş.” Hademe kadın ilgisiz: “Parasız yatılı imtihanlarının çocukları hep erken gelir, dedi. Hiç gecikmezler.”
tek bir anlamlı bütün – bir kişi – olarak, tek bir yerde duramayız bir türlü – çeşitli parçalara bölünmüş, bazen dağınık, bazen toparlanarak, ama hep yeniden dağılarak, birkaç koldan ilerlemeye çalışırız. Tek bir yön tutturamamış olmanın acısını çekeriz hep, ama, aslında, o `tek` yön, olsaydı – bulunsa, bulunabilseydi – sonumuz olurdu.
Ötekilere dürüst davranmaya çalıştığımızda bile, bir şey yapmaya çalışmakta olmak, gelir dikelir dürüstlüğümüzün üstüne – akbaba gibi… Dürüstlüğümüz bile, zaten, bir hoştur!
Yolcuya, yürünmeden, “yardım” edilemez. – Duran, yürüyeni anlayamaz. Yol üstünde tek “yardım” yolu, yürümektir. “Yardım” yoktur zaten: Ya, yerleşen kişi için, yanına yerleşmek, ya da, yürüyen kişi için, yanında yürümek – bakşa “yardım” yolu yok…