Şiir Burçları Hangi burçta doğdunuz? Şu veya bu! Burç yorumlayıcılarının, yıldız fallarına bakarak insanlara, yakın gelecek müjdeleri vermelerine ya da yaklaşan bir felâkete karşı onları uyarmalarına inanmam ya; şiirdeki burçların, olasılıklardan ötede, az değişir bazı gerçeklerin göstergesi olduğu görüşündeyim. Bence her şair, şiir hayatı boyunca, üç burçtan: Gurbet, hasret ve hikmet burçlarından geçiyor, ilki gurbet […]
Kim ölümünün nasıl olacağını merak ediyorsa, geceleri uykuya nasıl daldığına baksın.
Bilinmeyendeki hakikati, bilinmek istenmeyendeki hayrı, bilinmesi gerekmeyendeki bilgeliği yok sananlara de ki, ezeli ruhun inceliklerini göz ardı ederek küçük kız çocuğuna meleksi kanatlarıyla uçmayı asla öğretemezler… Başkasından öğrenilemeyen şeyler vardır de onlara. […] Yalnızlık zekasını melankoli addedenler de duysunlar özellikle.
Eskinin güzel bebekleri şimdi nerede?
Merhameti ve başka eski erdemleri küçümseyenler, içinde öldürme sahnesi olmayan filmlere film demeyenler var…
Sükut etmenin tecrübesi; işitiyorsun…
“Onikiye Bir Var”dan An anı kovalıyor, anlar sonsuzlukta eriyor. Çarşamba perşembeyi, perşembe cumayı sürüklüyor. Kasım, aralık oldu, aralık ocak, ocak şubat olacak. Şubat da mart. Ve biz, karanlığın içinde şu vapur gibi zamanı yara yara ilerliyoruz. Nereye? Bir zamansızlık ülkesine doğru… Karşıda sahil göründü. Esrarlı ve karanlık. Yaklaştıkça yaklaşıyoruz. Ah şu vapur bir dursa… İyisi, […]
Fuat da sordu, Şükrü Paşa da: Hayat nedir? Fuat`a bu soru abestir, dedim. Abestir, abestir… İnsan bunu niye sormalı? Kitap okuyanlar, akılları karışanlar sorar! Zeynep teyze hiç soruyor mu? Yaşıyor. Ben de yaşıyorum… Şimdi uyuyacağım, sabah kalkacağım, işlerle uğraşacağım, evleneceğim, yemek yiyeceğim, sigara içeceğim, güleceğim, bunları daha çok yapacağım. Sonra öteki tarafa geçeceğim.
Acıyı görme veya düşünmenin bir noktaya kadar bizi etkilediği çok doğrudur, ayrıca korkunçtur da, ama bu noktanın ötesinde etkisini kaybeder. Bunu insan yüreğinin bencilliğine yıkanlar yanılgıya düşmüş olurlar. Duygu, ölçüsüz bir uzvi hastalığa çare bulamama umutsuzluğundan kaynaklanır. Duyarlı biri için, merhametin acı vermesi oldukça sık rastlanan bir olgudur. Acımanın bir yarar sağlamadığı kesinlikle algılandığında da, […]
“Avından El Alan”dan Deniz, çoğu zaman, balıkçıyı kollar, kayırırdı. Balıkçı ise işinin rast gittiği bu zamanları denizden değil, kendi baktının açıklığından bilir, usta denizci olmasına verir, övünürdü. Deniz, kişioğlunun kimi şeyi anlamamakta gösterdiği direnimi bilirdi, kendisine göre alıklık olan şeyin, kişioğlunda neredeyse zeyreklik sayıldığını bilirdi. Bilenler, susar.