*

324

Kara Kitap, Orhan Pamuk

Dünyayı esrarlı yapan bir şey varsa, o da, insanın kendi içinde barındırdığı, ikiz kardeşi gibi birlikte yaşadığı bir ikinci kişinin varlığıydı.

İletişim Yayınları İstanbul 2004 s. 328 devamı

323

Kara Kitap, Orhan Pamuk

... bir başkasının belleğini ağır ağır edinmekten başka neydi ki okumak?

İletişim yayınları İstanbul 2004 s. 312 devamı

322

Kara Kitap, Orhan Pamuk

O zamanlar hikâyelerle hayatlar o kadar gerçekti ki, kimsenin aklına, hangisi hayatın aslı, hangisi hikâyenin aslı diye sormak gelmezdi. Rüyalar...

İletişim Yayınları, İstanbul 2004 s. 293 devamı

321

Kara Kitap, Orhan Pamuk

Sinemadan çıkan kalabalığın yüzünde bir hikâyeye gırtlaklarına kadar gömülebildikleri için kendi mutsuzluklarını unutan insanların huzuru vardı.

İletişim yayınları, İstanbul 2004 s. 220 devamı

320

Kara Kitap, Orhan Pamuk

Sanki ben, ben değildim; sanki bir çeşit öfke ve intikam ruhu beni izliyordu; sanki olmam gereken kişi peşimdeydi.

İletişim yayınları, İstanbul 2004 s. 138 devamı

319

Kara Kitap, Orhan Pamuk

Hafızamızın, biz yaşladıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmediği yükler midir, en ağırları mı, yoksa...

İletişim Yayınları, İstanbul 2004 s. 135 devamı

317

Aylak Adam, Yusuf Atılgan

- Öğreneceksiniz. Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor....

YKY, İstanbul 2008 s.63 devamı

316

Aylak Adam, Yusuf Atılgan

Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı.

YKY, İstanbul 2008 s. 159 devamı

314

Suskunlar, İhsan Oktay Anar

Senin buraya gelmenin sebebi bizim gel dememiz değil, ayrıca onların sana git demeleri. Hiç kimseye kötüdür deme. Aslında onlar, bilmeden iyilik edenlerdir.

İletişim Yayınları İstanbul 2007 s. 123 devamı

313

Suskunlar, İhsan Oktay Anar

Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusrum da olacak ve olmalı.

İletişim Yayınları İstanbul 2007 s. 141 devamı