*

176

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Yaktığımdan daha büyük ateşlerde yandım... Yorgun bir hayvanım, alevden bir kırbaç böğrüme iniyor. Şairlerin metaforlarının asıl anlamını buldum. Her gece...

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 54 devamı

175

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Artık kendini feda etmemek, hâlâ kendini feda etmektir. Fedakarlığını feda etmektir.

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 37 devamı

174

Ateşler, Marguerite Yourcenar

Yalnızlık... Onların inandığı gibi inanmıyorum, onların yaşadığı gibi yaşamıyorum, onların sevdiği gibi sevmiyorum... Onların öldüğü gibi öleceğim.

Metis Yayınları, İstanbul 1997 s. 18 devamı

172

Rahatı Kaçan Ağaç, Melih Cevdet Anday

Yeni Yol Vakti gelmiş Dilimin çözülmesi vakti Gece yarısından bir saat sonra Uykum kaçıp gitmiş Bir ben uyanıvermişim bu saatte Sözüm var söyleyecek...

Adam Yayınları, İstanbul 2000 s. 54 devamı

171

Rahatı Kaçan Ağaç, Melih Cevdet Anday

Rahatı Kaçan Ağaç Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrının işine bakın. Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi,...

Adam Yayınları, İstanbul 2000 s. 33 devamı

169

Kassandra Damgası, Cengiz Aytmatov

Kötülüğün, bunu yapan kişilerle birlikte hiçbir iz ve etki bırakmadan yok olmadığı ve zamanı gelinceye kadar genetiğin depolarında biriktiği anlaşılmış...

Elips Kitap, İstanbul 2009 s. 91 devamı

168

Kassandra Damgası, Cengiz Aytmatov

Ara sıra ringdeki boksörleri televizyondan seyreden Bork, yenilenin acısını paylaşmanın yanı sıra, bir darbeyle nakavt olan, yere düşen ve başka bir gezegenden...

Elips Kitap, İstanbul 2009 s. 117-118 devamı

166

Aşağı Üsküdar, Ali Asker Barut

Ayrılık Akşamları, akşamları alıyor beni bir düşünce; Karım masanın öbür ucunda ben bu ucunda Ayrılık değil de bu ne.

YKY, İstanbul 1996 s. 39 devamı

165

Aşağı Üsküdar, Ali Asker Barut

Yürek Yüzerken nasıl da kalabalık Akvaryumda o tek balık Oğlum Hakkı Rakı Haşim`lik bir akşam iniyor Hazır Penceredeki karanfile Üsküdar`ın dul...

YKY, İstanbul 1996 s. 228 devamı

163

Avluda, Sina Akyol

Uzakta, Kan Rengi. (1) Bir ses. Kırılan yerinde dilin. Diyor ki git, anlam uzaktadır. (2) Aktıkça durulur zaman, anlam budur, kendinden ibarettir....

YKY, İstanbul 1996 s. 12-14 devamı