*

461

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Zaten nesneler kendisine ne kadar yaklaşırsa, düşüncesi de o kadar uzaklaşırdı onlardan. Çev. İsmail Yerguz

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 70 devamı

460

Madam Bovary, Gustave Flaubert

Denizi yalnızca fırtınaları dolayısıyla, yeşillikleri de ancak yıkıntılar arasına serpilmiş olduğunda severdi. Nesnelerden bir tür kişisel yarar sağlamak...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2001, s. 46 devamı

458

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık

Küçük bir kütüphane, bir çiçek vazosu, bir levha, bir dolap gibi şeyin içindeki likör takımları, üstleri çiçekli, meşin sandalyeler... Bu refah havası!.....

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2014, s. 157 devamı

457

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık

Bir insanı yanında uşak gibi çalıştıracak her işten sakın! İnsanoğlu birbirinin uşağı değildir, olamıyor. Sen o uşak gibi gözükene bakma! Ben en köpek...

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2014, s. 109 devamı

456

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık

Kıştan yaza her çocuk başka türlü çıkardı. Çoğu şişmanlamış, rengi ağarmış, harikulade bir surette büyümüş olarak. Bana öyle gelirdi ki çocuklar yalnız...

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2014, s. 51 devamı

455

Medarı Maişet Motoru, Sait Faik Abasıyanık

Yalnız olgun berberlerde düşünmekle makas şıkırdaması arasında bir denge vardır. Köü berber düşünürken ya makas elinde donakalır yahut da makas ahenksiz...

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2014, s. 9 devamı

453

Kıskanmak, Nahid Sırrı Örik

"Bu vaziyeti ne zaman, hissettin?" "Epeydir..." "O halde şimdiye kadar niçin söylemedin?" "Kati surette emin olmadan...

Oğlak Yayınları, İstanbul 2012, s. 135 devamı

451

İnsancıklar, Fyodor Dostoyevski

Tuhaf şey - ama hatıralar hoş sanki. Hatta kötü olan, o sırada can sıkan bir şey, hatıralarda nasılsa kötülüğünden arınıyor ve hayalimde harika bir görünüm...

Can Yayınları, İstanbul 2016, s. 32 devamı

450

Hah, Birgül Oğuz

"Devr"den Bakıyorum bir pencere aralık. Boşver kapıyı, diyorum, pencere en iyisi. Sonra pencerenin önünde anlıyorum ki kapı daha iyi.

Metis Yayınları, İstanbul 2012, s. 52 devamı

449

Hah, Birgül Oğuz

"Devr"den Herkesin içinde gezdirdiği boğdurulmuş bir ölü (herkesin ama hepsinin), herkesin karnından gırtlağına ve oradan da ağzına yürünerek...

Metis Yayınları, İstanbul 2012, s. 47 devamı