*
360

Bu ülke, Cemil Meriç

İzm’ler İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe`lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.

İletişim yayınları, İstanbul 2004 s. 90
358

Cristoforo Colombo’nun Maceraları, Paolo Emilio Taviani

Colombo nun tahmini doğruydu. Körfez, Paria yarımadasının güneyinde yüz kilometreden fazla içeri sokuluyordu. Venezuela nın kuzey sahilinden ayrılmaya ve kuzeye yönelmeye karar verdiği zaman -15 Ağustos- Venezuela kıyısının iki yüz kilometresini arkasında bırakmıştı ve batıda yüz kilometre daha uzanıyordu. Artık kuşkuya yer yoktu. Paria, terra firma, anakaraydı. Körfezinin tatlı suyu gerçekten de, denizcilerin dediği gibi, […]

Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, s. 221-222
357

Cristoforo Colombo’nun Maceraları, Paolo Emilio Taviani

Colombo, batı kıyısında rüzgâr altı olan bir deniz parçası arıyordu. Mercan kayalıklarda bir geçit buldu. Üç gemi oradan geçti ve kumsala yanaştı. Amiral -o andan itibaren Cenovalı çok arzuladığı sıfatı elde etmişti- iki Pinzon`un eşliğinde, silah dolu kayıklarla karaya yöneldi. İnce, tertemiz kuma indi, onu öptü, gözlerini gökyüzüne kaldırdı, Tanrıya teşekkür etti ve ağladı. Çıplak […]

Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, s. 117
356

Cristoforo Colombo’nun Maceraları, Paolo Emilio Taviani

Okyanus hâlâ bilinmeyenlerle, boş inançlarla kuşatılmış durumdaydı. Sokaktaki insanlar, gemilerin batıp insanların sulara gömüleceği korkunç dipsiz derinliklerin garip biçimlerini anlatıyordu. Daha ciddi olan bilginler ile denizciler, gemilerin kat edemeyeceği uçsuz bucaksız derinliklerden söz ediyordu. Demek ki, uzaklar onlara göre erişilmezdi, çünkü insan olanaklarının ötesindeydi. Dante nin yorumundaki gibi, ortaçağ düşüncesi de canlıların aşamayacağı bir denizden […]

Kitap Yayınevi, İstanbul 2003, s. 63-64
354

Camera Lucida, Roland Barthes

Eğer bir fotoğrafı seversem, beni rahatsız ederse, ondan ko­lay kolay ayrılamam. Peki ne yaparım onunla birlikte olduğum süre içinde? Temsil ettiği şey ya da kişi hakkında daha fazlasını öğrenmek istiyormuşçasına ona bakar, onu incelerim. Kış Bahçesi`nin derinliklerinde kaybolan annemin yüzü belirsiz ve sol­gun. İlk dürtüyle “İşte O! O gerçekten orada! İşte, en sonunda O!” diye […]

Altıkırkbeş, Şubat 2000, s. 119-120
353

Camera Lucida, Roland Barthes

Çabalarım bana acı veriyorsa, şiddetli bir keder içindeysem, bunun nedeni bazen biraz daha yaklaşmış ve yanıyor olmam­dır: ben bazı fotoğraflarda hakikatin yüz hatlarını algıladığıma inanıyorum. Bir fotoğrafta “bir benzerliğe” hükmettiğimde olan işte budur. Yine de üzerinde biraz daha düşündükten son­ra kendime sormam gereken soru şudur: Kim, ne gibi? Benzer­lik bir uymadır, ama neye? Bir özdeşliğe. […]

Altıkırkbeş, Şubat 2000, s. 121
352

Camera Lucida, Roland Barthes

Fotoğrafın neyin artık olmadığını söylemesi gerekmez; o yalnız ve kesin olarak neyin olmuş olduğunu söyler. Çev. Reha Akçakaya

Altıkırkbeş, Şubat 2000, s. 104
351

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar

İşte realistler de Gerçeği ve Dünya’yı kopya ediyorlar; ama masalcılar, aslında gerçekleşmiş bir hayal olan Dünya’yı örnek alıp, onu ve üslubunu taklit ederek yeni hayaller yaratıyorlardı.

İletişim Yayınları, İstanbul 2008 s. 140
350

Bütün Şiirleri, Federico Garcia Lorca

“Ağustosböceği”nden Ağustosböceği! Bir toprak yatak üstünde Işıktan esriyip ölen Ey mutlu böcek! Çev. Erdoğan Alkan

Varlık Yayınları, İstanbul 2007, s. 27
348

Tik Tak: Zamana Kaçamak Bir Bakış, Jay Griffiths

Zamanın okyanussallığını anlamış olan Blake, katı ve hatalı zaman tanımlarının sorumlusu olan Newton’a acımasızca saldıran bir gravür yapmıştı. Gravürde Newton, elinde pergelle okyanustaki bir karaya oturmuştur. Gözü ne okyanusu ne zamanın kendisini görür; kör bir kararlılıkla zamanı matematiksel oranlara ayırır ve tek harekette onun niteliğini, ayırt ediciliğini yok eder. http://www.flickr.com/photos/32357038@N08/3363344865/ Çev. Ertuğ Altınay

Ayrıntı Yayınları, İstanbul 2003, s. 33